Yillardir Besiktas'i takip eder, destekler, maclarina giderim. Ve canima tak etti cidden. Bu takimin uzerinde yillardir bi' kismetsizlik, bi' cenabetlik, bi' talihsizlik var. Oyle ki, ilk duydugumda komik gelen "Camia topluca bi' hamama gitmeli artik ehorereohreorehoe" esprisi bile siradanlasti benim icin. O kadar cok duyuyoruz ki her mac sonrasinda. Ben de her Besiktas'in durumundan ve gecmisten konu acildiginda papagan gibi tekrar ettigim 25 olayi burada derleyeyim dedim. Bu arada basliga "talihsizlik" dedik ama iceride hakem hatalari, kisiler, kendi malliklarimiz da var. "Besiktas'in basina gelen kotu olaylar" da diyebiliriz aslinda. Bi' de yakin tarihi baz aldim, lutfen "1952'deki Altinordu macinda sahaya yildirim dusmesi" falan demeyin yani. Neyse. Onem sirasina gore dizdim musibetleri. Gecelim :
25-
Amokachi'nin Valencia macinda kacirdigi gol : Aslinda tek bi' pozisyon olmasina ragmen listeye girmeyi hak ediyo' bence. Hatirlayan cogu Besiktasli'nin omrunden en az 5 sene eksilmesine sebep olmustur bu pozisyon. Topu altipastan auta yollamayi basarmistir Amokachi, ve Besiktas'in tur umutlarini baska bi' bahara birakmistir. Alpay'in ayni yaz Hirvatistan macinda Vlaovic'i dusurmemesi ve yedigimiz gol ile birlikte futbola dair hatirladigim ilk pozisyonlardandir, kucuktum baya. Futbola bu pozisyonlarla baslayan biri olarak temkinli yaklasiyorum tabi kendisine. O kadar ugrasmama ragmen linkini bulamadim bunun. Anlatilmaz yasanir bu pozisyon.

24- Kurada o sene kupayi alan takimi cekmek : Kura sanssizligi, sonraki maddelerde sIk sIk deginecegim bi' konu. Zaten basliktaki konuyu 2 kez yasadik biz. Evet. 2003/04 sezonu. Sampiyonlar Ligi'nden akil almaz bi' sekilde elenmisiz [degincez sonraki maddelerde]. 3. olup UEFA'ya kalmisiz. Uzerinden 1 hafta gecmemis. Evde hala matem havasi var, aksam isiklari kapatip 7'de yatiyoruz. Kuralar cekilecek. Yeni yeni soku atlatip yasamsal fonksiyonlarimi yerine getirmeye baslamisim. Servisle okuldan eve donerken radyodan kura sonuclarini aliyorum. Valencia. Evet, o sene kupayi alacak olan Valencia. "Ahauahuahauhauaau yarra yediniz olm ahauahuahuahau" diyen arkadasima cevap bile veremiyorum, hakli cunku.
23- 1 Aralik 2004 Besiktas - Standard Liege maci : Bu pozisyonu da pek hatirlayan yoktur bence. Link de bulamadim zaten. Neyse. UEFA Kupasi'nda gruplarda 3. mac. Ilk 2 mactan 3 puan koparabilmisiz. Maca Okan'in goluyle giriyoruz. Takim iyi oynamiyo' ama bi' sekilde dayaniyo'. 80'de golu yiyoruz. Tekrar bastiriyoruz, galibiyet lazim cunku. Son mac Parma deplasmani, adamin gotunden kan alirlar Kamil kan! 87'de yanilmiyosam Sergen ceza alaninin 1 metre icinde dusuruluyo', fakat hakemin karari frikik oluyo'. Mac 1-1 bitiyo' ve Besiktas son macta da Parma'ya yenilerek, ileride 2 kez daha tekrarlayacagi uzere 5 takim arasindan ilk 3'e giremiyo'. O frikik penalti olsa halbuki bi' ust turdayiz. Bi' Besiktas klasigi iste.
22- 5. torbadan Tottenham'i cekmek : 2006/07 sezonu. Besiktas CSKA Sofia'yi eleyip UEFA'ya kalmis, Tigana'nin olusturdugu genc kadro ile onceki 2 sene yapamadigini yapip gruplarda 5 takim icerisinde ilk 3'e girme pesinde. Kuraya 3. torbanin en yuksek puanli takimi olarak giriyo' Besiktas. 5. torbada ise goze carpan tek bi' takim var : muhtesem kadrosuna ragmen Avrupa'da pek gozukmedigi icin 5. torbadan kuraya giren Tottenham. Diger takimlar Maccabi Haifa, Braga, Boleslav, Odense falan. Kuralar cekilmeye baslaniyo', ilk torbadan Leverkusen, 2'den Brugge, 4'ten Dinamo Bukres geliyo'. Iyi bi' kura sayilir diye umutlaniyoruz. Fakat 5'ten, klasik Besiktas sanssizligi ile Tottenham geliyo' ve UEFA'da gruptan cikma hayallerini bir baska bahara birakiyoruz. Sahsen ben cok net hatirliyorum, 5. torbada Tottenham'i gordugum an demistim, aha biz Tottenham'i cekeriz diye. Cektik nitekim.

21- Goteborg macindaki penalti : 97/98 Sampiyonlar Ligi. Besiktas Bayern, PSG ve Goteborg ile ayni gruba dusmus ve ilk 3 mac sonunda 2 galibiyet alarak iyi bi' baslangic yapmistir. O yillarda gruplarda 3. olan takim UEFA'ya kalmadigi icin hedef ilk 2'ye girip ust tura cikmaktir. Rakip Goteborg'tur. 66. dakikada 2-1 gerideyken bu pozisyon meydana gelir ve Mrmic'e kirmizi kart cikar. Penalti gol olmaz, lakin Besiktas 3-1 yenilir. Kalan 2 maci da kaybederek grubu 6 puanla 3. tamamlar. Pozisyon burada.
20- Duserek takimi eleyen adam : Ibrahim Uzulmez oluyo' kendisi. Anlatalim. 2006/07 sezonu. Tottenham'i cekmisiz 5'ten, kederliyiz. 3 macta topladigimiz 3 puanla Leverkusen deplasmanina gidiyoruz. Beraberlikte ve galibiyette tur bizim. 75'te yiyoruz golu. Penaltiyi cikaran Runje donen topa engel olamiyo' ne yazik ki. 87'de ise bahsettigim pozisyon oluyo'. Tokezleyen ve dusen Ibrahim Uzulmez'in ofsayti bozmasiyla Barbarez durumu 2-0 yapiyo'. 90'da Rico'nun penaltisiyla durum 2-1 yapsak da elenmekten kurtulamiyoruz. Pozisyonu buradan 1.56'dan itibaren izleyebilirsiniz.
19- 3 Ekim 2007 Besiktas - Porto maci : Bu mac hep goz ardi edilir. Nedeni cok acik aslinda, o sezonki Liverpool maclari. Neyse. Ilk macinda Marseille deplasmaninda 75. dakikaya kadar iyi dayanip Hakan'in aptaligindan 2-0 yenilen Besiktas, Avrupa'daki ic saha galibiyetlerine bi' yenisini eklemek niyetindedir. Nitekim harika oynariz bu macta. Ibrahim Akin, Higuain, Serdar Ozkan, Ali Tandogan gibi isimlerle inanilmaz bi' baski kurar ve cok sayida gol kaciririz. Evet kulaga komik geliyo'. Nitekim, atamayana atarlar kurali bi' kez daha sadece Besiktas'a isler ve 90'da pisi pisine yedigimiz golle sahadan 1-0 yenik ayriliriz. Bu takim o maci kazansaydi gruptan cikacakti be. Hey yavrum hey. Macin ozeti burada.

18- Jose Kleberson : Evet. N'alaka demeyin. Bu adamin ruhumda yarattigi tahribati baska hic bi' futbolcu yaratamadi. Cok sey yazmayacagim hakkinda zira oyle ne cok astronomik rakamlara geldi, ne taraftara saldirdi, ne hayvan gibi maas aldi, ne de giderken asiri sorun cikardi falan. Onu aciklamaya, onumuzdeki gunlerde oynanacak Man Utd maci hakkindaki yorumlari okumak icin girdigim Man Utd forumunda gordugum bi' yorum yetecektir : "Kleberson'u biz Besiktas'a satmamis miydik? Intikam icin bekliyo' olacaklardir". Kesinlikle. "Son dunya sampiyonunun orta sahasi, Man Utd'tan gelen adam" diye geldigi Besiktas'tan kosarak kacti kendisi. Kactiginin haberini gordugum anda yasadigim sevinci anlatamam. Atmasi gerekenden 50 metre geriye dusen paslari, citkirildim oyunu, suya sabuna dokunmamasi ile tepki gosterdigimiz Cisse'nin belki 5 gomlek altinda bi' performans gostermisti Kleberson Besiktas'ta. Isin garibi, geldiginde gosterdigi performansla "iste aradigimiz adam, Koray'in parneti, yuru be Kle!" seklinde karsiladigimiz adamin 1 yilda boylesi bi' mutasyona ugramasi. Bizim futbolumuz kotuydu dicem de, 50 metre geriye atilan pasin hesabi bence takimin futbolundan sorulmaz. Neyse. Iyi ki kactin Kleberson. Simdi duyduguma gore milli takima falan giriyomussun, zerre skmde degil valla istersen Real Madrid'e falan transfer ol. Yeter ki ugrama buralara.
17- 2 Ekim 1974 Steagul Rosu - Besiktas maci : Ilk maci Istanbul'da 2-0 kazanan bi' Besiktas var sahada. 87. dakikaya kadar 0-0 gidiyo' mac. Lakin son 3 dakikada yenilen 3 golle Besiktas Avrupa'ya veda ediyo'. Isin ilginci, ilk golden sonra topu elendik zannedip santraya tasiyan bi' oyuncumuz var. Kim mi o? Su an Lig Tv'de yorumculuk yapan Sanli Sarialioglu. Macin ozeti burada.
16- Malmö : Bence basligi gordugunuz anda neden bahsedecegimi anladiniz. Sampiyonlar Ligi 1. Tur maci. Rakip Malmö, mac Isvec'te. 2-2 devam ediyo' mac. Takoz Recep'in kendi kalesine akil almaz bi' sekilde attigi gol ile 3-2 maglup oluyoruz. Rovansta da Besiktas'a yarasir bi' sekilde 2-0 one gectigimiz macta 2-2 berabere kalarak eleniyoruz. Maclara Recep'in kendi kalesine attigi gol damgasini vuruyo'. Burada agir cekimde izleyeceginiz gol, rakip kaleye degil, kendi kalesine atilmis bi' gol, evet.

15- Sami Yen'deki kronik cenabetlik : Ben kendimi bildim bileli Fener'i rahat rahat yener, Galatasaray ile ise iceride berabere kalir veya ite kaka yener, disarida futbol adina en ufak bi' sey bile gosteremeden yeniliriz. Yillardir var bu, son senelerde degismeye baslasa da. Degisme dedigim, deplasmanlardaki halimiz degismedi, ama Fener'e karsi artik zor kazaniyoruz, Galatasaray'i ise iceride yeniyoruz bi' sekilde. Galatasaray deplasmanlarinda ama hic degismedi talihimiz. Biraz da ona degincem simdi. Zira ne zaman bi' Galatasaray deplasmanina gitsek illa bi' cenabetlik olur macta. Biraz da 2000'lerde basladi bu sanirim. Hakem kotudur, acaip bi' gol kacar, 50 yilda 1 gol atacak adam gelir bize atar vs. Ama ote yandan acaip goller yeriz, hic olmayacak goller. Mesela 00/01'deki maca bi' sey diyemem. Bok gibi oynamis, 2-0 yenilmistik. Bi' cenabetligi gectim, macta bi' pozisyonumuz bile yoktu adam gibi. 01/02'de Galatasaray kariyerinde attigi 2 golun 2 'sini de Besiktas'a atan Flerquin ile 1-0 yenilmistik. 02/03 bambaskaydi, Ibrahim Uzulmez'in sag ayagiyla gol atip maci kazandirmasi herhalde odesmemizi sagladi, o gunden beri yuzumuz gulmuyo' Sami Yen'de. 03/04 Olimpiyat'ta kazandik, o saylanmaz. 04/05'te cok kotuyduk, Veysel'in direkten donen topu var ama sayilmaz yani. Harbi cok boktandik cunku, 1-0 kaybettik. 05/06'da defansin gotune basina carpip Ilic'in onune dusen top, gol olmasi, Youla'nin altipastan kacirmasi. 3-2 yenilmemiz. Uzulmustum, bi' iddiamiz olmamasina ragmen. 06/07. O kadar sktriboktan bi' penaltiyla yenildik ki. Baki'nin Hakan Sukur'e yaptigi harekete yemin ediyorum ben dusmem; zaten ceza alani disinda olsa calinmazdi. 07/08'de olmayan penalti, olmayan korner. 2-1 kaybetmemiz. Komedi. Gecen sene ise Servet'in golu [gol veya degil tartismiyorum, ayni golu Nobre IBB'ye atinca sayilmamisti], 2. penalti [bence degildi]. Delgado'ya cikan komik kirmizi kart. 4-2 kaybetmemiz. 2 gun sonra yine Sami Yen'deyiz. Bu kez ben de Besiktas tribunundeyim. Bu sanssizligi bu sefer kirariz umarim.
14-
Valerenga : Aaaah ah. Sene 98. Kupa Galipleri Kupasi. Rakip Norvec'ten Valerenga. Kazanirsak ceyrek finaldeyiz. Ilk maci orada 1-0 kaybediyoruz, mac gunu elektriklerin olmadigini ve izleyemedigimi hatirliyorum. 2. macta evde tektim. Actim televizyonu. Bomba gibi takim 3-0 onde bitiriyoruz yariyi. Ceyrek final oynicaz boru degil. Acayip keyifliyim o cocuk halimle. Ilk kez Besiktas'in adam gibi bi' basarisi olacak, zira 95'teki sampiyonluk hakkinda hatirladigim tek sey Daum'un dansoz oynatmasi; ufaktim. 2. yari basliyo'. 60'ta 3-1 oluyo' pek ciddiye almiyorum. Spiker de "E tabi Kuzey takimlari, hava toplari, biraz dikkat" falan diyo'. Hemen ardindan 3-2 oluyo'. Bende ufak bi' korku, 3-2'de eleniyoruz cunku. Ama takima guveniyorum, daha var bitmesine atariz bi' tane. 3-3 oluyo' sonra, su an cok sevdigim Carew atiyo' golu, hatta bi' anlamda Carew'in uluslararasi une ilk kez kavustugu macti bu. Stadda olum sessizligi, kameralar mactan cok tribunde aglayan taraftarlari cekiyo', cok net hatirliyorum. Kalan dakikalarda gol cikmiyo'. Annemlerin gelmesini beklemeden yatiyorum. Ha o kadar sansli olmayan cocuklar da varmis o zaman tabi. Ne alaka mi?
Buyrun. Macin golleri de
burada bu arada. Zaten o sene bitti, Kupa Galipleri Kupasi'ni kaldirdilar tedavulden. Ben bunu Besiktas'a yapilan bi' kiyak olarak gormusumdur hep.
13- 4. torbadan Wolfsburg'u cekmek : Yeni oldu bu ya. Hikayeyi biliyosunuz ama anlatayim yine de. En azindan dusunduklerimi. Bu sene CL' de on elemeler oynanirken olasi sonuclar uzerine olusturulmus torbalar gormustum Eksi Besiktas'ta. 3'teydik. 4'te Wolfsburg vardi. Inter, Real Madrid ve Juve, normalin aksine 2. torbadaydi. O torbada nispeten kolay bi' CSKA, bi' Rangers bi' de Alkmaar vardi. 1 ise Sevilla disinda bildigimiz gibi. Torbalari gordugum anda aklimdan gecen ilk su oldu : "Aha kesin Wolfsburg'u cekeriz". Okudugum yorumlarda cogu Besiktasli da 4'ten Wolfsburg'u bekliyodu. Gecmisten tecrubeliyiz tabi. Hatta benim grup tahminim su sekildeydi : Man Utd - Real Madrid - Wolfsburg. Max. 4 puan alabilecegimiz bi' grup. 2/3 tutturdum nitekim. Tek fark Real yerine CSKA geldi. Ortalama bi' grup bana kalirsa dier gruplara bakinca. 2. de olabiliriz, sonuncu da. Ama 4'ten Unirea, APOEL, Debrecen gibi takimlar yerine Wolfsburg'un gelmesi futbolcular uzerinde hic kusku yok ki "mniastarinisansimiziskeyim" gibi bi' etki yaratacaktir.

12- "Kara gomlekli, kara vicdanli hakem!" : Ben bizzat hatirlamiyorum bu maci ama siz basligi gorunce dogru hatirladiniz muhtemelen. 95/96 sezonu basi. Besiktas - Rosenborg maci. Bu lafi da Ercan Taner soylemis macin sonunda. Macin hikayesine gelelim. Sampiyonlar ligi on elemesi. Ilk maci deplasmanda 3-0 kaybetmisiz. Ikinci mac. 9. dakikada Kuntz'un goluyle 1-0 one gecer Besiktas. Umutlar yeserir. Mac 1-0 devam ederken Besiktas'in net golu, cizgiyi gecmedi diye hakem Marc Batta tarafindan verilmez. 67. dakikada golu yeriz ve durum 1-1 olur. Yine de iyi oynar takim ama golun hemen ardindan bu sefer de acik bi' penaltimiz verilmez. 87 ve 89'da 2 gol atar ve durumu 3-1'e getiririz ama nafile. Sampiyon kadro daha Agustos'tan buyuk bi' moral bozuklugu icine girer ve o sezon da isler hic iyi gitmez. Macin sonunda akillarda Ercan Taner'in meshur sozu kalir. Macin ozeti burada. Topu iceriden cikaran Hoftun ile roportaj bile yapmislar, gevrek gevrek guluyo' serefsiz. Neyse.
11- Matias Delgado : Bu adam bana kalirsa Besiktas'in basina gelen en buyuk talihsizliklerden biridir arkadas. 2006'da gelirken pek bi' sey bilmiyoduk ama onceki sene UEFA'da ceyrek final oynayan Basel'le ayni turnuvada gol krali olmasi umutlandirmisti bizi. Bonservisini de Ulker almisti. Bi' yerde beles yani. Super Kupa finalinde iyi oynamis [izlemediydim maci, DM konseri vardi] sonra da sonradan yaklasik 650 kez tekrar gorecegimiz uzere sakatlanmisti. Ilk sezon pek bi' varlik gosteremedi. Alisacak dendi. Oysa oynadigi maclarda da gereksiz hareketler, rakibe atilan paslar, ceza alanindan calimla cikmaya calismalar, rakibin en ufak temasinda 5 metre ucmalar vs, coktan sabrimi tasirmaya baslamisti. Ertesi sene, 2007/08'de Kasim - Mart arasi costu, ama hic bi' buyuk macta, ne CL'de ne derbilerde bi' varlik gosteremedi. Cok acik bi' sekilde zayif kaliyodu cunku, hem fiziksel hem mental olarak. Bonservisini Ulker'den aldik. Yetmedi sezon sonunda kaptanliga getirdik, "Espanyol istiyo' beni, birakin gidecem" dedi, kontrat yeniledik. Yilda 2.1 milyon Euro almaya basladi. Ki bu parayi Turkiye disinda cok afedersiniz siksen kazanamaz. Yine tik yok. Devre arasinda yerine gelen Yusuf sampiyonlukta buyuk katki saglayinca foyasi iyice meydana cikti. Bu yaz hepimizin bildigi sozlesme dondurma olaylari falan oldu. Hala Besiktas yilda 2.1 milyon Euro oduyo' kendisine. Atsan atilmiyo', satsan satilmiyo' meymenetsiz herif.
Bi' de her mac oncesi, o gune kadar yaptigi en buyuk olay Rizespor'a attigi uzaktan gol olan Delgado'nun "Bu mac gollerimle taraftari costurcam, kesin alcaz, koyacaz cocugu" gibisinden aciklamalari ise ayrica delirtirdi beni. Taraftar da her mac, kendisine benzer sekilde "Delgado bu mac cosacak olm", "Cimboma kesin 2 golu var bu aksam", "Delgado atacak, turu atlicaz" tadinda iyimser takilinca, 3 sene resmen haybeye takildi Besiktas'ta. Hala da takiliyo' gerci. Taraftarin kendisine bakis acisi hala da degismis degil sanirim. Antep macindan cikarken gordugum bi' abi, "Ulan Delgado olacakti gorecektin bak, en asagi 3 atiyoduk serefsizlere" diyodu. He abi he. Oyle.

10- Olum grubu veya "Bi' Rocco Siffredi eksik mna koyim" : Evet, yine kura. Iddia ediyorum, Besiktas Fenerbahce'nin, Galatasaray'in kura sansina sahip olmayi gectim; normal bi' kura sansina sahip olsa bugun daha farkli yerlerdeydi. 00/01'de, Erman Guracar - Umit Bozkurt - Dimitri Khlestov 3'lusuyle ciktigin Sampiyonlar Ligi'nde Barcelona, AC Milan ve en sasali donemlerindeki Leeds United'i cekmek nedir ama haci? Bunu aciklasin biri bana. Hasta misiniz ulan siz? Sonra "Besiktas 6 yedi, 5 yedi". Benim kalemde gol yedikce gulen, keyiflenen ve daha cok yiyen Shorunmu, defansimda el bombasi Erman Guracar falan oynuyo'. Hatta Shorunmu'nun Leeds macinda gulme krizine girdigini hatirlarim. Neyse. Takimin cogu ilk kez Sampiyonlar Ligi gormeyi birak, ilk kez ulke disina cikiyo'. Sen gelmissin bana 6 yediniz diyosun. O kadroyla normal be baba, kusura bakma. Yine de bu 00/01 sezonunun bana ogrettigi sey, Besiktas'in karakteristigi idi. Zira takim, yaklasik 1 ay icinde Fener, Galatasaray ve Barca'yi 3er golle ugurlamis, lakin ayni sure zarfinda Milan'dan 4, Leeds'ten 6 yemisti. O aralar CL grup maclari haftada 1 falandi. Bakinca Besiktas o grupta iceride Barca'yi 3-0 yendi, Leeds ile 0-0 kaldi, Milan'a 2-0 yenildi. Gayet iyi bi' performans. Deplasmanda ise ayni takimlara sirayla 5-0, 6-0 ve 4-1 yenildi. Bence gayet iyi. Su an boyle bi' gruba dussek, Leeds'in yerine Chelsea gelse [o ayardaydi o takim o yillarda, cok "o" oldu] 4 puani basari sayarim. Bu arada 3. torbadan cektigimiz Leeds o sene yari final oynadi, uyandirayim. 4 macin videosunu bulabildim. AC Milan 4-1 Besiktas, Besiktas 3-0 Barcelona, Leeds 6-0 Besiktas, Besiktas 0-2 AC Milan. Shorunmu gulumsemelerini 1., 3. ve 4. videolarda inceleyebilirsiniz. Yenince gulmuyodu pezevenk.
"Yedikce yiyesim geliyor"9-
1. torbadan buysa, 5'tekiler n'apiyo' ulan! : Yine kura. 05/06 sezonu. Besiktas yine UEFA'ya katilir. Ama 1. torbadan girecektir gruplara. Lakin cekilen grup su olur : Sevilla, Zenit, Bolton, Vitoria Guimares. Hadi Vitoria'yi sktret. Ulan Sevilla ilki o sene olmak uzere o kupayi 2 kez ard arda aldi. Zenit ceyrek final oynadi, Sevilla'ya elendi orada da. Bolton desen Ingiliz takimi, oluyu diriltir. Daha n'apalim ulan biz? Daha n'apalim? Elenmemizin harika top oynadigimiz, 2 veya 3 topumuzun direkten dondugu ve 1-1 biten Zenit macini kazanamamamiz sonucunda olmasi ise ayri cenabetlik. Surada 4'ten Bolton yerine gelseymis ya daha kararinda bi' takim mniskim ya.
8-
Kim atti, kral attii, Ahmet Akcaaay : 86/87 sezonu. Galatasaray'in Malatya'ya giden arabalar, Denizli'ye giden primler, Eskisehir macindaki Sirp dayanismasi esliginde 14 senelik sampiyonluk hasretine son verdigi, Besiktas'in sampiyonlugu sanina yarasir bi' bicimde son 2 macta ve bi' son dakika goluyle kaybettigi bi' sezondur. Klasik olarak, su an "dost, kardes" belletilmeye calisilan Galatasaray'in sampiyonlugumuzu caldigi, bizi ayakta sktigi bi' sezondur. Lakin bu maddenin konusu o degil. Ben daha cok tek bi' pozisyonu koycam, ki cogunuz biliyosunuzdur. Sezonu daha basindan ozetleyen bi' pozisyon.
Hakem Ahmet Akcay'in Besiktas'a attigi gol. Evet. Durmasi gereken yerden yaklasik 15-20 metre onde durup -bana kalirsa bilerek- attigi gol. "Ama egiliyo', kaciyo' toptan" falan demeyin. Kafaya cikmasini beklemiyodunuz herhalde?
7-
Fevzi'nin iskasi : Aslinda bu listeyi yapmama vesile olan olay da,
Eksi Besiktas'ta, bu olay hakkinda yakin zamanda yazilmis, ayni isimli bi' yaziyi okumamdi. Olaya gecelim. 99/00 sezonu. Galatasaray Avrupa'da feci ilerliyo', UEFA'yi aldiklari sene hani. Ligi biraz boslamis gibiler. Besiktas ise 29. haftadaki bu mac 12 mac ard arda kazanip, puan farkini 5'e indirmis bi' sekilde geliyo'. Zaten kazanirsa 13 mac ard arda kazanarak rekor kiracak TSL icin. Maci izlemeye babam gitmisti, beni beklememisti, neden hatirlamiyorum. 1-0 olunca babam ariyo', "Oglum koyduk cocugu" diye. Acaip seviniyorum evde, acaip. Sonra bi' daha ariyo', macin sonlarina dogru. Olu gibi bi' sesle golu anlatiyo'. 2. kez Besiktas icin agliyorum. Fevzi'nin yukselisteki Besiktas kariyeri bu macla birlikte dususe geciyo' ve 01/02'deki elinden kacirmalari ile bitiyo'. Direklere kafasini vura vura bitirdi kariyerini. Macin golleri de
burada.

6-
Kacin lan kacin sahibi geldi : 24 Ekim 2007. Uzun sure sonra babamla gittigim ilk ve o gunden beri benle gelmedigi icin son mac. Inonu'de ruya gibi bi' aksam, Liverpool'a 2-1 cakiyoruz. Dunya tribun goruyo'. Mac cikisi babamin soyledigi ilk sey "Nasil koyduk ehehe" falan degil. "Oglum rovansta cok pis cakacaklar". Dogrudur diyorum, zira bu mac sonunda Liverpool 3 macta 1 puanda kaliyo'. Bundan sonra tek bi' puan kaybi, onceki sene final oynadigi Sampiyonlar Ligi'nden ilk turda elenmesi demek. 6 Kasim 2007'de ise evde aklimizdan gecen 4-5 yiyip donecegimiz. Hayir, daha kotusu oluyo'. 8. Sekiz. En farkli skor ile Sampiyonlar Ligi tarihine geciyoruz. Aslinda bu mac bence abartildigi kadar buyuk bi' etki yaratmadi bence Besiktas taraftari uzerinde. Cunku fark olacagi asiri belliydi. Takim o haftasonu oynanan Fenerbahce macindaki hakem hatalarindan, "PAF ile cikacagiz bla bla" soylemlerinden etkilenmisti ve rakip de Liverpool'du yani. Ben sahsen bu maca, ayni sene Avrupa'da aldigimiz diger 3 maglubiyetten daha az uzuldum. Tarihe gecmesek daha iyi olurdu tabi, evet. Ayrica o sene Besiktas fena bi' performans da gostermemisti gruplarda, son maca kadar gruptan cikma sansimizi korumustuk. O kadroyla fena isler yapmamisti. Biraz insanlarin ve medyanin gazlamasi bu maci bugunku "efsanevi" statusune yerlestirdi. Yoksa Kadikoy'deki 3-4'luk macimiz her anlamda, tarafsiz gozle bile daha efsanevidir bence. Yine de bu maci 6 numaraya koymamin sebebi, sohreti. Macin ozeti
burada. Ozet dedigime bakmayin, her pozisyon gol mniskim.
5-
Ulan Peruzzi! : 03/04 Sampiyonlar Ligi. Bu sefer Abramovich'in satin aldigi Chelsea'yi 2'den cekmek disinda gayet iyi kuralar cekmistir Besiktas. Lazio, Chelsea ve Sparta Prag'in bulundugu grupta 5 mac sonunda 7 puanla 2. durumdadir. 1. Chelsea'nin 10 puani vardir. 3. Sparta ve 4. Lazio 5'er puandadirlar. Son maclarda Besiktas - Chelsea'ye karsi ev sahibi konumunda olmasina karsin maci Almanya'da oynayacaktir, o donemde Istanbul'daki teror saldirilarindan oturu. Sparta ile Lazio da Prag'da karsilasacaktir. Isler biraz karisiktir. Besiktas kazanirsa lider cikacaktir. Beraberlikte, alt tarafta Lazio kazanirsa Lazio 2. Besiktas 3., Sparta kazanirsa Besiktas 2. Sparta 3. olacaktir. 2li averaj olaylari malum. Maglubiyette ise alttakilerin beraberligi disinda her skorda 3.'dur Besiktas. Ama 3.'luk garantidir yani. Maclar baslar. Besiktas biraz fazla defansif bi' taktikle cikar, pek varlik gosteremez, Londra'daki 2-0 aldigi macin aksine. Pancu'yla ilk yarinin sonlarina dogru bi' gol kacar. Mac rolantide giderken Bridge'in goluyle 77'de 1-0 geriye duseriz. 85'te Hasselbaink 2 yapar, o sinir bozucu gol sevinci hala gozlerimin onundedir. Serefsiz gibi sevinirler. Ulan gruptan cikmayi garantilemissin, Londra'da bi' caktik diye boyle de hirs yapilmaz ki. Birak baglayalim beraberlige. Guntekin Onay saydirdikca saydirir Lucescu'ya. Artik Prag'taki macin berabere bitmesi disinda bi' sansi kalmamistir Besiktas'in. Prag'taki mac da alinan bilgiye gore 0-0 devam etmektedir. Artik son dakikalar. TV'de, ekranin sag alt kosesinde ufak bi' ekran acilir. Aha derim, herhalde 0-0 bitti orada da. Acilan ekranda bi' duran top kullaniliyodur. Kullanilir. Lazio kalecisi Peruzzi bosa cikar, iskalar topu. Kincl tamamlar. 90+3'te Sparta golu atar. 2. tura kalirlar. Bu son 2-3 satirdaki olaylar yaklasik bi' 10 saniye icerisinde gerceklesir. 02/03'teki bizi UEFA'dan eleyen, o sezon ise topladigi 5 puanin 4'unu bizden koparan Lazio, yine onumuze tas koyar. Serefsizler. Hala ara ara dusunup ah cektigim anlardan biridir bu. Neyse ki Sparta'ya 2. turda Milan 0-0 ve 4-1'lik skorlarla haddini bildirir.
Kincl'in golu.

4- "Doksaniki, doksanuuuuuc sezonunda!" : "2 takim sampiyonluk yolunda, hatirlayin ne oldu Ankara'da" diye devam eder bu tezahurat. N'olmustur? Bakalim. Besiktas onceki 3 sezonda da sampiyon olmus, ve ard arda 4. sampiyonluguna kosmaktadir. 29. haftada [o zaman lig 16 takim oldugu icin sondan 1 onceki hafta olur bu] Galatasaray ile Besiktas 1-1 berabere kalir ve son haftaya puan puana girerler. Galatasaray'in averaji 45, Besiktas'inki 43'tur. Yani Besiktas, Galatasaray'in attigindan 3 fazla fark atmak zorundadir sampiyonluk icin. Besiktas Genclerbirligi'nin 3-1 yener. Galatasaray ise isini sansa birakmaz ve Ankaragucu'nu deplasmanda 8-0 maglup eder. Ilk yari 5-0 bitmistir ve tum goller 68. dakikaya kadardir. Son 22 dakika fazla belli etmemek adina biraz durmus olmalilar. Bu maca yonelik, Galatasaraylilarin en buyuk argumani "Ne var, 8-0 normal bi' skor. Siz de onlari 6-0 yenmistiniz. Zaten Ankaragucu cok kotuydu. Hem 1-0 alsak bile sampiyonduk." seklindedir. Uzuuun uzun yazarlar. %99'u mactaki golleri gormemistir bile. Zira bu macin boyle buyuk bi' serefsizlik olmasinin sebebi Ankaragucu'nun 8 gol yemesi degildir. Ankaragucu zaten cok kotudur o sezon, geleni 5 golle buyur etmis, gideni 10 golle ugurlamistir. Sebep, o yenen 8 golun nasil yendigidir. Defans ve kaleci hatalarina dikkat lutfen. Izleyelim. Komedi. Hala savunmaya calisirlar ya uzun uzun yazip, su haftada su oldu, su haftada su futbolcu sakatti, Besiktas'a karsi niye oynadi, su futbolcu yalnizca 10 mac oynamisken neden bu macta vardi vs vs diye. Uzucu.
3- 2007/08 hakem hatalari : Genelde rakip takim taraftarlari tarafindan "Besiktas taraftari da amma agliyor yahu ahahahah aglama Melis ahahahah" tadinda yaklasilan bi' sezon olmustu bu. Fakat hakemlerin Besiktas'i yine ayakta sktigi bi' sezondu da ayni zamanda. Galatasaray macinda olmayan korner ve olmayan penalti neticesinde 2-1 yenilmemiz, deplasmandaki Trabzonspor macinda Rustu'nun komik bi' sekilde atilmasi, Fenerbahce macinda Higuain'in son dakikada iptal edilen golu, Ankaraspor macinda kafaya cikan Nobre'nin, top degmemesine bile ragmen elle atti diye iptal edilmesi, 10 Kasim'daki Sivas macinda verilmeyen faulun donusunde Kurbanov'un attigi gol, Inonu'deki Oftas macindaki gol vs vs. Yasayan bilir. Cok net bi' sey bu, Besiktas'in bu sezon -cogu buyuk maclarda olmak uzere- en az 12-13 puani calinmistir.

2-
Samsun'da baslayan cokus : Yine 03/04 sezonu. Ciddi anlamda icimi acitan sezon. Besiktas'in neden Besiktas oldugunu ve hep oyle kalacagini aciklayan sezon. Oyle ki, simdi gelseler "birader o sezon cok cekmistiniz, alin size 5 sampiyonluk daha verelim" deseler kabul etmem, ille de 03/04 derim. Ayrintili olarak aciklayacagim.
Son sampiyon Besiktas, ilk yariyi inanilmaz bi' performansla, 17 macta 13 galibiyet 4 beraberlik ve 0 maglubiyetle, 42 gol atip 15 gol yiyerek, en yakin rakibi Fenerbahce'nin 11 puan onunde bitirir. Fenerbahce'nin 1 mac eksigi vardir. 86. dakikasinda kural hatasi yapilan Rize macini bastan tekrar oynar Fenerbahce. Ilk macta Fenerbahce'nin futbolcusu olmayan Nobre de oynar ve maci 4-1 kazanirlar. Oysa normalde macin 86. dakikadan itibaren oynanmasi gerekirdi. Puan farki 8'e iner.
Sonra oyun baslar. Samsunspor macindan baslayarak, sistematik bi' sekilde Besiktas'in sampiyonlugu elinden alinir. Besiktas o macta 2'si bilerek olmak uzere 5 kirmizi kart gorur. Mac 1-1 iken, 45. dakikada 8 kisi kalir takim. Sonra 4-1 olunca Pancu ve Ilhan bilerek kirmizi gorur. Ilk 2 kirmizi kart dogrudur lakin burada da bi' standart yanlisligi var; Julio Cesar'in da ayni sekilde sert oyunundan oturu atilmasi gerekirdi daha ilk yarida. Takimi 8 kisi birakan, Ahmet Yildirim'in kirmizisi ise kulliyen yanlistir. Simdi burada bir duralim; zira 9 kisilik bir takim ile 8 kisilik takim arasindaki fark, 10 ile 9 arasindaki farktan buyuktur. 10 kisi kalan takim ile 9 kisi kalan takimda pek birsey farketmez, eksiksindir sonucta. Ancak 8 kisi kalinca inanc kaybolur takimdaki, bir bokluk oldugunu hisseder oyuncular. N'oluyo' mna koyim derler. Hele takimi 8 kisi birakan kart, komik otesi bir kart ise, o inancin kaybolmasi kadar dogal birsey olamaz. Kaldi ki o zamanki Besiktas'in Samsun'dan 9 kisiyle de puan[lar] alabilecegi de su goturmez bir gercekti. 3. karttan sonra, 44. dakikada, yani 2. yariyi beklemeden, Samsun teknik direktoru, Julio Cesar'i oyundan aldi. 2. yari zaten ard arda 3 gol yedik, 4-1 oldu. Sonrasinda takim birakti maci, Pancu ile Mansiz da bilerek ve isteyerek atildi. O kirmizi kartlarin dogru olmasindan dogal bi' sey yok, kirmizi gormek istediler zaten.
O sezonu sadece Samsun macina baglamak yalan olur :
- Ilk yari oynanan 2-2'lik FB maci, Kadikoy'deki. Aurelio'nun Sergen'in dislerini dirsekle kirdigi. Sari karti olan Ali Gunes'in Uzulmez'e ucan tekme edasiyla daldigi. Korneri ziplayarak bilerek elle kesen ve kart gormeyen Tuncay'in Cordoba'ya top elindeyken cift girdigi ve yine kart almadigi. Hakem takdirinin Fenerbahce yaninda oldugu cok sayida mactan biriydi.
- Hassan'in golunun verilmedigi Malatya maci [kar altinda oynanmisti]
- Elle oynama sonucu bariz penaltimizin verilmedigi Gencler maci [2-0 geriye dusmustuk hemen macin basinda, 2-2 iken son dakikalarda olmustu]
- Asiri sert oyuna goz yumulan ve Tumer'in golunun sayilmadigi Ankaragucu maci [1-1 bitmisti hani, Yilmaz zannedersem atilacagi maci kartsiz tamamlamisti]
- 1-3'luk D. Bakir macinda Murat Salar'in [emin degilim] attigi uzaktan golden 1 dk sonra Sergen'in nizami golu iptal edilmisti. Daha sonra Serdar'in ceza alani icinde cekilmesine penalti verilmemisti. O D. Bakir macinin hakemi Kuddusi Muftuoglu'nun Sedat Peker'in atadigi o yaz ortaya cikan telefon gorusmeleriyle ortaya cikmisti. Isteyen Milliyet gazetesinin [Fanatik de olabilir, 2sini okurum ben] bakabilir. Hatta Muftuoglu icin" Koyun Muftusu" deniyordu konusmada.] arsivlerine bakabilir netten.
- 0-3'luk TS macinda mac 0-1 iken Sinan'in dusurulusu, 0-2 iken Pancu'nun dusurulusunu es gecmek hos olmaz.
- Fenerbahce ayni sezon sahaya semsiye attigi mac oldu, Senol'a 90 dakika ana baci gidildigi mac oldu ama hic bi' yaptirim uygulanmadi. Bizim sahamiz en ufak bi' seyde 2 kez kapandi o sezon, 2 macta 1 puan alabildik. [1-1 Konya [gerci bu hakliydi biraz, GS macinda atilan mesaleler malum ama GS'ye bi' yaptirim uygulanmadi diye hatirliyorum], 1-2 Istanbulspor]
- Fenerbahce maclarindaki bariz hakem hatalarini unutmayalim. 3-1'lik FB - TS macinda Gokdeniz'in gole giden pozisyonu ofsayt diye kesilmisti, mac ya 0-0 ya da 1-0 idi. 1-0'lik Genclerbirligi macinda elle duzeltilip atilan gol, 2-1'lik FB - GS macinda Yozgatli'nin golu once bilegine basilan Prates. 2-2'lik ilk maclarinda Luciano'nun voleybolunu hatirlamayan yoktur herhalde.
- Sene basinda, Ekim 2003'te Cuma oynanan ve 0-0 biten GS macinda de Boer'in son dakikada ceza alaninda topu elle almasi da var ayrica. Aslinda bi' suru sey var o sene ; sadece ilk yari degil. Ilk yari ince ince yaptiklarini 2. yari hardcore sekilde uyguladilar aslinda.
- Her macta Besiktas'tan en az 1 oyuncu dandik kartlarla cezali duruma dusurulerek sonraki maclara eksik cikilmasi saglandi. Bunun en guzel ornegini operasyonun son halkasi olan 25 Nisan 2004'teki FB macinda gorebiliriz, 1-3 yenildigimiz. Onceki haftaki Konya macinda Ronaldo'ya ve Emre'ye gosterilen dandik sari kartlar [hadi Emre'nin neyse, ama Ronaldo'nunkinin alakasi yoktu sari kartla] sonucu FB macinda defans kurgumuz Ahmet, Yasin, Zago seklinde olmustu. Evet Yasin stoper.
Biraz uzun ve propaganda yazisi gibi oldu farkindayim ama o sezon cidden Besiktas'a yapilanlar orospu cocuklugundan baska bi' sey degildi. Her zaman nefretle anarim bu sezonu. Zaten bu sezonun sonunda olan olaylar, 1. maddemize sebep oldu. Evet.

1- Yildirim Demiroren : Pek uzun yazmayacagim. Besiktas'in basina gelen en buyuk talihsizlik. Son 5 sezonda yasadiklarimizin, degerlerimizi kaybetmemizin en buyuk musebbibi. Besiktas'i, kucuk Fenerbahce haline getiren adam. Besiktas'i digerlerinin seviyesine ceken, siradanlastiran adam. Bundan sonra 15 sene ust uste sampiyon olsak bile "Yildirim Demiroreeen yeteeeer!". Bu kadar.